çilekli pastam

duygular, gunler ve bitmeyecek.

guzelmis

low

bir sarki var, yanibasimdan by duman.

bunu bir kere bastan sona ona bakarak dinledim. bu sarkiyi senelerdir bilsem de hep boyle bir sey hayal etmistim ama hic oyle bir ortam olmamisti. oldugu ilk an tum sarkiyi ona bakarak dinleyebildim, o gormedi bunu. sonra ilk duydugum sey su oldu: “biri sana bakinca hissedersin ya…”

baktim sana. 4 dakika 45 sn boyunca araliksiz baktim sana ama hissetmedin.

sen bunu anlatirken sana bakan birini, hissetmedigini cunku sevmedigini anlatiyordun.

ben baktim, hissetmedin.

cunku sevmiyordun.

benim o gun cikip gitmem lazimdi ama gidemedim. donup kaldigimi hatirliyorum, hic unutamiyorum. simdi yine ayni sarki caldigi icin tekrar yasiyorum.

“inancim yok benim…”

hometown

low

yazacak hicbir yerim kalmadiginda geldigim bir yer oldu burasi. gormeyecegi tek yer burasi. unutamayacagim son yer burasi.

ne desem, ne soylesem yetmiyor. oyle ki turkce yaziyorum, bu bile buyuk bir olay benim icin. cunku umrumda degil, benden baskasi okumayacak. ama bir gun dunya uzerinde biri cok sevdigi birini cilekli pastasi yaparsa ve “acaba bu domain alinmis mi?” derse bunlari okuyacak.

o kisiye: bunlari okuyorsan geri don. bu yolun sonu son degil, yol degil. inan ki bok gibi bir yere cikiyor. isyan ediyorsun, cozum yok. aciklayamiyorsun, cozum yok. bak, hicbir cozumu yok; geri don.

o pasta senin degil. hic olmadi.